Her şey bir ilkle başlıyor. Ve bazı şeylerin bitmemesi istenir. Ben kızımın beni unutmayıp sevmesini istiyorum sadece. Belki de bunun için bu siteyi kurdum. Bilmiyorum. Sadece kızıma ufak ufak mektuplar ve mektupların teması olan formaları bırakmak istedim. Bu konuda başarılı olmak için bir düşüncem de yok. Zaten nasıl olabilir ki? Bir vakit geçirme mi veya başka bir şey mi? Öyle bir şey olmadığını biliyorum ama. En nihayetinde bir baba kız blogu oldu bu da.
Her şey bir ilkle başlıyor demiştim. Kapıyı açtığımda yığılan forma koleksiyonum, bir tane patik ve bir de okunan notun karşılığındaki şaşkınlık vardı üzerimde. Şaşkınlık ve başka şeyler. Notu okuduktan sonra ne yapacağımı bilemeden olduğum yere oturdum ve olanları anlamaya çalışıyordum. Bir evlat geliyordu bana. O anda hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını yavaş yavaş idrak ediyordum.
Kendime geldiğimde ise uzun yıllar biriktiğim formaların artık yeni bir sahibinin olduğunu alıştırıyordum kendime. Eşimden sonra hayatıma bir ortak daha girdiğini hissediyordum. Değişik hisler bağlıyordu beni. Değişiyordum. Eşimin hayatıma girmesinden sonra yeni bir yoldaşım daha gelecekti yanıma.
Herkes gibi kendi çapımda hayallerim vardı. Buna her gün yavaş yavaş koşuyordum onlara. Ve heyecanım vardı onlara karşı. Kendi kendime yeni hazırlıklar yapıyordum. Kitaplarım., formalarım, veya iyi- kötü yaşanmışlıklarım, her şey ona kalacaktı. Ayrıca yeni bir gelecek hazırlayacaktım ona. Ve her şeye rağmen yanında olmak için elimden geleni yapacaktım.
Bütün bunları hazırlarken her şeyi kontrol ediyordum. İyi bir gelecek, mutlu bir hayat, daha bilmediğim, görmediğim şimdi benden kat be kat küçük olan ama sonrasında belki boyumu bile geçecek bir beden ve ruhu bu hayata hazırlayacaktım.
Her şey isim vermekle başlayacaktı mesela. Birinci ismi belliydi. Kararlaştırmıştık. Ece… Ama ikinci isim neredeyse doğuma kadar muallaktaydı çünkü bu benim seçeceğim bir isimdi. Gökçen veya başka bir şey. Ama Ece kızımın ilk ismiydi. Her şeye onunla başlamalıydım. İlk forması ilk ismiyle yapıldı. Ve gelincik formasına ismi yazıldı. Dünyaya bir gelincik geliyor ve ismi ilk olarak Gençlerbirliği’nin gelincik formasına yazılıyor. Numara olarak da bağlı bulunmasını istediğim cumhuriyet ve cumhuriyetin takımı Gençlerbirliği’nin kuruluş tarihinin ilk iki rakamıyla karşılamak istedim.
Bundan sonrası ise tamamen kader ve kaderin çizdiği sınırlar içinde anne ve babasının elinde. Benim elimde. Bizim elimizde. Kızım büyüyor her gün. Biraz daha gelişiyor. Ve ben onun için kendi kendime bir karar almıştım. Sadece maddi kaynak olarak görülen bir baba olmayacaktım. Dilimde, beynimde, kalbimde olan tüm iyi bildiğim şeyleri ona aktaracaktım. Çünkü ben kızıma bir yaşantı bırakmak istiyordum.
Ve şimdi burada babasından kızına bir de mektuplar dolusu yazının bulunduğu site ve dolaplar dolusu forma kalacak.

Yorum bırakın